onu bunu bırakta buralar destan olmuşlarcasına kara güller durağı.şevkalade canan'ım surlarının efendisinden kölesine,mazbut bir efsun koyarken yol her ikimizede gizli gizli, damarlarcasınca sanelerde; tozan ormanlarında bir gıptegüp fermanında bulmuş rakun sazlığındanbaşka.ama paranormallerinde sen yazdın bunu.bellerinden ince kap kacaklarıyla enfirik figanlara dönüştü bastıbacak cığlığın.ve sen su hüzmelerinde o'nu görmedinmi?
sarıkamış düzlüğü isabet etmiş olacak ki sen bile antisosyorik gözlemlerince duysan yinede temizce dolanamayacaksın!bu bahşedilen en denizenazır hakikat olacak tabağına.ve sen kıymet bilipte banasormaz yeminlerinde herseferinde hadımedeceksin seferilerini.doğal kaynaklarında birebir sandalye kovaladığın dostların enfes sevdirimlerinin başlıca temennisi olacaklar.ve gururla fırlattığında roketini,bil ki artık serzenişte olmayacaksın.
bahşedilen su,akıttıklarından tozolmuş bayramafıyetlerınde bıle sana bal olmayacak.ve sabırla derman olman hiçbir halta yaramayacak..
ama sen..bir gülü her yaprağında goncagül kebabına sararsan, ne abaküs ne diferansiyel önünde durabilirse sen yinede Potsdam ı anabilirmisin?
serdengeçipbindiğimiz o atı kulvarında yanlız bırakanların selim olduğu ateşkeslerimizde yapmadıkmı bu tayı seninle?
bir uyarı atışıydı seninki babanın damarlarında kalan uğrak bir fidanı dilegetiren en orta çocuğu açlıktan kıyılara mı susardı?
yazın en sıcak gününde başettiğimiz gözler dolusu kuruntuların en mabet sokağında kaldırıma nazır buldum yoncanı.ve seni santimlerce sigara böreğine çalakaşık sardım.tekrarında sansürlerin olmadığı rızalarının yadsınmasına deliren bir köy muhtarı narasında kaldırdım duvağını perçinlerime..ve sen yine yokta kaldın en afilli yoklamalarda..
12 Ocak 2015 Pazartesi
17 Aralık 2014 Çarşamba
teras
SEN ilk sevgilim en sevdiğim üstünde üstün olmadan, kabuklarımı deldiğim kutsalım.özledim.
dostsuz bulduğum dostla dolduğum gride yeşili bulduğum; aslına bakarsan bir yudumda yuttuğum,.tokoğlu tokum!az da olsa medite olduğum beni benle bulduğum sessiz oğlum irlandalı torunum..ALT+J
BANA bir dünya dolusu adam ve kadın bağışlayan 3 kabin ve toplam 60 tane metre karede geçti bi ömür dolusu öpücük.sevdiğim bütün notaları bastım klarnetimde geceleri verilen resitallerimde.unutamam duvarlarına çizdiğimiz resimleri birlikte.çılgın keyiflerimizi eşsiz tecrübelerimizi unutamam.mahallemin şensuratlısı ve kapımın aşk'ı igor u da unutamam.ve köşedeki poğaçağacının müthiş lezzetini dilimden atamam.geceleri karşımda toplanan gençliğin resitalini bize biz bile veremem şuan..çok özlüyorum seni.bilemezsin...
3 BLOK ötedeki dostumu beyin dalgasıyla uyandıran ben, bugün seni bile enerjimde boyayamam.evet aramıza yaklaşık 2.770km girdi ama aklımda milimetrelerin bile az değerde.çünkü kendimi dövmelerim hala bedenimde dostum..ve sonsuza kadar kalacaklar inanırsan eğer.bigün seni geldiğin gibi bulacağım ta ki o gün sende bulunmak istersen..
IŞIĞINDA kaybolacağım yine.bu sefer farklı bu sefer ilk olacak!ve sen aziz dostum sen o kara delikte kaybolmadan fotonlarımı parçalayacaksın!yap bunu!çünkü ağır eleştirilerimin bir gün son bulması için yine sana ihtiyacım var.hemde en çok güzel güzlerimizin gönül eğriliklerinde buluşmamıza..senden vaz geç mi yo-rum!
EVET seni bırakan bendim..o uçağa bindiğimde aklımda tek soru vardı ikiye yer yoktu..ama seni kalbime doğurdum.böylesi daha güzel böylesi daha akıcı.akmayı severim bilirsin..oh be dostum..özlemişim sesini.ne güzeldi verandanda tembellik..ne güzeldi yağmurun çıldırışı, ne güzeldi güvercinlerin sığınışı,onlarla paylaştığım yemeğim ve şarabım.ne güzeldi beyaz ve ne güzeldi kara..ne güzeldi deniz...
8 Aralık 2014 Pazartesi
bugün salı
ve
bugün yine tartarlardan medef uman ben, başıma çöreklenen ardıçağacı gibi bir
kelimenin ahenksel karmaşasını deri miğferimde incelerken buluyorum kendimi.hiç
uyumamışım hiç uyanmamışım gibi sonsuz uykusuzluk uykusunda yerimi kuzeydoğu 52'30''2 seyir ederken kanserden ölüyorum ve yok oluyorum düşüşümde
senin karlarında.hiç köpek evcilleştiren bir adam görmeden gidiyorum bu
dünyadan.iriyarılar karanlıkta esir almış çöküşyüzümü.ve ben ahenginde resim
buluyorum.ve sen susup dinliyceksin çünkü vakti zamanında seni dinledim bu
denizaşırı yolculuğumuzda havuzdan çıkmayan şımarık ördek yavrularıyken benle
sen.
ahırtaşlarında adım yazılı.ben ne reden geldiğini binbir
celsede bitürlü bilemediğin o nun seniyim.başkalaşımın başıraklarında yazılsal
tenissellerle geçen hasssasiyetin temsiliydi hani beni teselli ettiğin
ehilkeyifleri?ben sonuç bulamadım hiçbir ritüelinde.
senin için hiçbirşey yapmadım evet tutki senin benim için yapmadığın
kadar?ama ne var ki görünüşümü dönüşüme fırlattığımda yine senin koşan
bileklerini görüyorum masanın üstüne sıkıcasıya tutunabilmiş.ben o kadar
yapamazdım diyorum içimden senin artık realitenin olmadığı bu dünyada.ikili
düşüncelerim sonsuzla kartezyen çarpıldığında bende orada hemen başucunda
duruyordum...hatırladınmı?
ben hatırlıyorum çığlıklar atarken sen kocaman dalgalar
kıyıya vuruyorlardı içimde dipsiz ve engiz.yapamazdım artık sensiz ve bensiz
rüyalarını yoketmeye gelen zebellahruhlu içkıyametsi sesim.bundan gayrı bensiz
salisen olmayacak geridönüşüm kutusuz bilgisayar.
uzunsal borçlarımı yazdığım kağıdı dışarıda bıraktığımı
düşünürken,sesini bulduğum notalardan gayrı bahrilerine sahipolunamıyacağını
telaffuz ediyorum.evet gerçekten dinlenmeliyim dediğim her an dinlenmeyi
unutmayı başlasan iyi edersinli aparkatları yüzümde vurur oluyorum.şair burda
ne demiş'i şimdi daha iyi anlıyorjum.
şair burda kaç kere bişey demiş daha doğru ama.silipsala
yazılan satırlar ve kelimeler ne arabirleşse ortaya çıkan o kokudan korkup geri
kaçan bir yoyo görüyorum vatikanda.kulağımda çok yenisel ezgilerin çığlığı
ordan uzaklaşıyoruz.ve bianda köşenin biriyle karşılaşıyorum ama nasıl tam dead
corner hani başka geçiş şansım yokmuştan farksız,oralarda durakalmalarıma çok
seviniyorum.demekki hala yaşıyorum.
demekki surlar hala çalışıyor ve ırmaklar bu bahar da taşıp
kuduracak.kuzular bi garip meliycek ve ezanlar artık duyulmuyacak.no
necessarity for reminder.it only confuses your brain volume and hysteria abort
the flight.flexxibilty is way more progressive, neandertal and sapiens a bit too.but
what next???seriously?did you ever imagined about further evolution of human
spicy:)especially philosophy of understandin life a birth complexcity talking
about one fuckn volume which is fundamental and verticallerly in same line.same
approach and same culture behind it.just ever imagine of percentage
rise.?!?!=?!=%10
we fuckn now more percentage is real and we can obtain it as
well.hey.its possible.im telling you..there are lots of fuckn things had been
told to you as wrong.totally opposite of reality.to unfocus yourself from
distance and put their fuckn trojan inside of your solidarity.which will be
your end,but in some occasions some awaken people can define and hit back
against this attacky attitude.hit for real please and hit with anorms.so WE can
obtain a bit moooore energy to produce lower approach between my east and
west.total awakeness will be an harmoy of 2 different cultures.1 is the manager
and other one is slave.luckily we have "pilot" cultures for this
example.it has and will be following in same letters my friend,because it is
top secret above the uthopediacal closeups.which is historical amorphs designed
by hellenistic swimming race.where is my redheaded irish?
7 Aralık 2014 Pazar
ergonomiksel kaymalarımın derin zeminindeki golf
turnuvalarım tam hızıyla devam ederken ben yine seyir esnasında camı açan
kozmonottan farksız,erişteleri gökyüzüne iliştiriyordum.feodal olarak nasıl
güneşter isem sazlıksal olarak da bir o kadar antidinamik ve çakırfeyz olmaktan
kendimi alıkoyamıyor,güneşe sırtımı verip onu kaslarımda görmeyi kesinlikle
denizde ,havada ve karada gerigönderimle besliyordum.halbuki zatallerimde
demirlemiş suyu, tahliye etmede olan vezirkeyf halim beni sulak buluyordu.sana
birşey diyim mi diye başlıyan sensenibillerden bıkmadan usanmadan seferilik
ebekliyordum.gözsel temazda suskun bileklerin karasal iklimde fazsal
derinliklerde yürüdüğünü gayetbittabi anladım ama,insanoğlunun ateş
çabalanmalarının dejavusu ruhumda bir an bile sayılamıyordu.sudan dikeldiğim
tam da şu an,bir büyücüden farksız kendimin kristal küresine bakarken buldum
kendimi bu buzgibi soğuk kağıtta.
ama sandınmıki soğurmadan uyanacaktım
kana kana içerken meyvelerinin suyunu,yanarak doyacaktım gürültüne
bitmeztükenmezezginde?o anda tekrar serinledi içimiz bize verilmiş ortastik
başlangıçta nesillerdir çırpınan ruhların bileşkesi olarak..taşarak...yada
sanarak..
seni sende bulduğum o günü hatırlıyorum
ezeli dostum.sen tanımadığım değil yenilmediğimdin belki ama ben sana vu rul
dum.hayır bunu senin bildiğin gibi oynamıcaz,çünkü gerçekten çok
sıkılabilirim.neden bunu isteyesin ki?yoksa bilinmez şehrin de buralarda mı?ah
ayağına kum olduğum dönüp de yanına konduğum..aslına sorduğum...güzü
sonduğum.....işte sen bu yüzden beni bulduğun sera etkisinde sinek avladığım
dükkanıma geceyarısı gelen kafası yarıklardandın şüphesizki.gördüm.....
3 Aralık 2014 Çarşamba
where you love?
saat 03.16
.rüzgar sancaklarımı yelpazesinde
üfürüyor..sana dolduğum özgürlüğümle havaya fişek oluyor yarasaların göreninden
ölüyorum.bu terslik ziyademde ıhlamur olurken,sen feslerininrengine azam ve
muallak oluyorsun.sesimde evin olurken eşinde mendilin
var..düşünemediğimgecelerinsırrındasın sen yine herkesten öte herkesten
bencil.çözemediğim kalemderlerin evsiz satırlarında kahr-ı ziya oluyor,sefilliğimden
yüzümü sana bakamıyorum.ey ademoğlununoğlu...sen peşinden gidemediğim
yolumsun.sen ardına 3kulvel1elham okuduğumda nefer-i alemim oluyorsun.şimdi ve
gelecekte..burda ve orda..sende ve bende..herşeyde...
pontusrum
denizde ahirda kumsalda ve mantarda her kosulda sonsuz
izdirap ve sonsuz coskuyla karsilayacagim seni.sen nereye gidersen bende
gelicem.soz.bigun karada bigun havada,dosthane bir ahirdankapiyla ahesteden
hallice bir yeni cam balini hatirlatirsin bana.sepetlerinden taśarim ben
yagmurlu haziran sabahlarina. . .
biliyorum sende suanda benim gibi oluyorsun.. tekrardan
her saniye..bak yine oldu. . .b a k yine..
ikimizde ayni çapta oldugumuze gore gel seninle beraber
bir gölet fabrikasi kuralim demiś babasi.torunu ne derse patlardi
sahne?selam?bilemedin.ornitorenk. . .sefahatkarhanelerde
durdurulan sosis arabalari gibi sokagin ortasinda tum ihtisamiyla
dikiliyordu.anitsal bir zekasi ve cinssel bir iskelesi vardi.ismine munasir bir
medeniyet seviyesinin dort haneli bandirmakyanaklisiydi.muzikte tür degistiriyordu
adeta.agziyla yaptigi o seslerin altinda kendini bolca
oldurmuslugunverdigidayanilmazhuzuryatiyordu.notalarda kabaran guve bocekleri
gibi kanatlarini cirpistirdigi iste tam da su an; o yine dizimde
cogaliyordu..en sevdigim sarkinin ezgisinde parlak o isyan taslari..o
taslarin dili olsa da konussa.denizdenkaldirim hizzada bulunmasi eserin aksak
ritimde olmasini kanitlarcasina,sezilerimin esiri olanogullarindandi.gelgelelim
genis bir tabana sahipti,sesinde bir hapishane vardi..konusamiyordu dogruduruzm.her
seferinde iki alt notadan sarkiya giren bir halisaha oyuncusu gibi dupeduz
yeniliyordu.tek bir golu yoktu. . .
ve sonunda o a`n geldiginde;dizkapaklarinin cikardigi
zangirdar ses ile ici üflenmisti.bikac milisaniye durakaladiginda esirioldugu
kimyasallarin hisminda derin bir tevazu gosterisinin ardindaki feryatfigan
kalelerindemirleriydi o sabah gunesin altinda asiri sicakta gokdelenlere dogru
yurumektenalikonulamayantesadufi handangelmiślerogullari bulusmasinda yine de
öndeki ekip baris konseptini ezberlemiśliginhatsafha derecelerindeydi(tek edit
dereceleriydi-derecelerindeydi kisminda)(nonstopokumahizi=yazmahizi)
pontus rum alimlerine saygilar
2 Aralık 2014 Salı
YARMAZANADAM
ser.......sefil.....
yarasalardık o gece senle ben..................
hiç
bir başarısı olmayan;hiç
bir şey olmay a n bir a'n dan
iba retlikbir do yuş varsa,bunu maksimize edilmeye programlanmışlıktanbaşka
?aslımabakarsam şaşakaldığmıbirgüzellik içimden geçiyor her nnefesthe.çolk
şirin bir asabiyette kayboluyorum anlamımı çaprazlamayaçalıştığımkartezyenler
gibi..ben a'n 'ın feşistiyim.senin geceleri uyuduğunsaatlerdeBEN her gece seni
ve seni sevenleri sevdiğimi koruyorum.evet.sen uyurken beynimden ruhun
geçiyor.kalbimde sesin atardamarla ra gömülü y o r bir batakl k
gibi.neferin oluyoruk en sessiz rüz ga'r ı m zamamd a azalıyoruz birlikte a
ğırbaşlı çığraklar la .
bu
ser ü v e n; ben de başlayıp ben de e v r i lle
şiyor.evrilleşemeyenlerinhepmerakuyandırdığıbir sel a a nın
notaları gibi trombolinde yankılanıyor.ruhsal doyumun sebebiyetsiz çırpınak
telleri; en harika mabedimin kulaklarını süslüyor..sen ki beni yaratmış olan,
beni her a'nımda gözleyen o muazzzam rakkas....seni kutsuyorum.bu gece..şuuuu
a''''''n.
evet
sesimdeki gülücüğü duyuyorum!!!!ve çoğalıyor kalbinin titreşimleri...şu a'n ben
içindeyimMM.MERHABA!seni tanımak büyük zevk ve ben yine çokça gelicem.seni
buralarda görebilirsem bir a'nda evrim'm duruşabilir.n.
çünkü
sen mer'akını gideremeyeceğinsorularsormaktankaçamayaduranademintorunu!zamamın
delicesine hızı seni yıldızlardan
alıpgökyüzünefırlatanmancınıklardabüyülemedimi???ç
ünkü
sen zeminlerinsağlamınıseven amahep dışadönen feryatfigan ÖLÜ,sen asrın
girdabında vezirlerebaş olan kudretsever kudrettaş..bunu ancak sen
düşleyebilirdin.gezinebilegeldiğingecelerinsonunda sen değilmiydinhep gecelere
bi gündüzüfedaederimdiyensimitintorunu.kromozomların hala sersefil
ortalıkta.başlarınasıradandışıolaylargetirmekiçinçabalayantopyumaklarıgibihareketetmeyedevamediyoruz.birazdan
bu satırlardan a'şkımız fışkıracak.iyi dinlen.
sevgidenfışkırakça
akakçe ilişiğindeki gibi bir teğetçemberine odaklandığımızda..........
. .
. .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

